Topraksız üretilen sebze filizleri yüksek besin değeriyle dikkat çekiyor

Besin değerleri, aynı ağırlıktaki bir bitkiden en az 40 kat daha fazla olan mikro yeşillikler, sürdürülebilir üretimle şef mutfaklarından sağlıklı beslenme uygulamalarına kadar pek çok alanda tabakları süslerken öğünlerin kalitesini de yükseltiyor. Peyzaj mimarı Fırat Can Tokuri, yaklaşık 15 yıl kendi alanında çalıştıktan sonra permakültür çalışmalarına merak salarak şehirde tarım uygulamalarını araştırdı.

Bir süre sonra mesleğini bırakan Tokuri, besin değerleri, aynı ağırlıkta bir bitkinin onlarca katı fazla yoğun aromalı mikro yeşillikler üretmek için harekete geçti. Temiz, ekolojik ve sağlıklı bitkiler üretmeyi hedefleyen Tokuri, Kadıköy’deki apartman dairesini ışıklar, soğutucular ve yalıtım malzemeleriyle izole edilmiş dikey tarım alanına dönüştürdü. Tokuri, bal mumu kaplı kumaşları saksı, yerli kenevir liflerini ise toprak yerine kullanıp turp, lahana, pancar, bezelye, brokoli, ay çekirdeği ile rezene gibi sebze ve bitkilerin mikro yeşillik üretimine geçmesi nedeniyle aldığı olumlu tepkilerin ardından ticarete başladı. Ürettiği mikro yeşillikleri şeflere ve sağlıklı beslenmek isteyenlere ulaştıran, evlerde basit bir bakımla çimlendirilebilecek kitleri de satışa sunan Tokuri, mikro yeşilliklerin yetişmiş bitkilerle farklarını ve kullanım alanlarını AA muhabirine anlattı.

Mikro yeşillikler 10 günde yetişiyor

Tokuri, mikro yeşilliklerin şehirde tarıma çok uygun olduğunu kaydederek, “Mikro yeşillikler 10 gün gibi kısa sürede yetişiyor. Besin değerleri normal boyuttaki bitkiden ortalama 40 kat fazla, bazı örneklerde bu oran 250-300 kata kadar çıkıyor.” dedi. İlgi çekici, besleyici ve sağlıklı ürünler olarak tanımladığı mikro yeşilliklerin aromalarının yoğun ve kuvvetli olduğunu belirten Tokuri, Türkiye’de ilk kez tamamen ekolojik, kompostlanabilir ve yerli tohumlar kullanarak mikro yeşillik kitleri tasarlayıp ürettiğini söyledi.

Tarımda yoğun ilaç kullanımı nedeniyle toprağın kirlenmeye başladığına, salma sulama sorunlarının devam ettiğine dikkati çeken Tokuri, “Burada topraksız tarım yaparak yüzde 90 daha az su kullanıyoruz çünkü aynı su topraksız tarımda sirküle oluyor. Filizleri de aynı şekilde su tutucu lifler sayesinde çok az sulamayla bir haftada yetiştirebiliyoruz. Bir faydası da ilaç kullanmamıza gerek kalmıyor. Burada tarım zararlıları yok. İzole ortam olduğu için malzemeleri steril tutabiliyoruz. Böylece ilaca gerek kalmıyor. Şehirde tarım yapmamıza olanak sağlıyor. Dikey tarım olduğu için küçük alanda çok fazla üretim yapabiliyoruz.” diye konuştu.

Günde 16 saat güneş ışığı verilebiliyor

Üretim alanında teknik değerleri ayarlanabilir led ışıkları güneş yerine kullandıklarını aktaran Tokuri, bu şekilde kışın bitkilere günde 16 saat güneş ışığı verebildiklerini, bu nedenle kışın da yazın yetişen bir bitkiyi yetiştirebildiklerini kaydetti. Tokuri, mikro yeşilliklerin takviye gıda gibi düşünülmesi gerektiğini, normal diyetlere eklenip öğünlerin daha kaliteli hale getirilebildiğini vurgulayarak, “Salatalarımızın üzerine tutam tutam eklediğimiz zaman hem estetik ve aroma hem de besin değeri olarak öğünümüzü yükseltmiş oluyoruz. Bazı hastalıklara karşı özel filizler var. Örneğin brokoli filizi. İçerdiği sülforafan maddesi nedeniyle çok popüler. Sülforafan normal brokolide de var. Kanser hastaları onu da tüketmeli. Sülforafanın kansere karşı etkinliği makalelerle kanıtlanmış.” ifadelerini kullandı.

Müşterilerinin genelde şefler, sağlıklı beslenenler, diyet uygulayanlar ve sporcular olduğunu aktaran Tokuri, şöyle devam etti: “Aslında çoğumuz görmüşüzdür ama tanımadığımız için belki farkına varmamışızdır. Tabakların üzerine minik minik yapraklar olur. Onlar aslında mikro yeşillikler. Özellikle ay çekirdeği gibi protein değeri yüksek olan filizler var. Bitkisel beslenen sporcular kullanabiliyor. Besin değerlerine göre içlerinden seçiyorlar. Sindirim sistemi rahatsızlıklarında lif oranı yüksek filizler kullanılıyor. Biraz olsun ilgisini çeken insanlar varsa mutlaka denesinler.”

Tokuri, çocuklu ailelere bitki yetiştirmeyi tavsiye ederek, tohumu tanımak ve gıdanın nereden geldiğini görmenin, emek verilen besinleri yemenin önemli olduğunu, brokoli sevmeyip bunun filizini seven çok çocuk gördüğünü sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x